admin
Tarsus
Yorum Yapılmamış

Aziz Pavlus’un ayak izlerinden Tarsus

Aziz Pavlus, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biriydi. Mersin’in Tarsus ilçesinde doğmuş, eğitim görmüş, mektupları İncil’e kaynak olmuştu. Vatikan, 2008’i Aziz Pavlus ve Evrensel Birlik Yılı ilan etti. Aziz Pavlus Yılı, 21 Haziran’da Tarsus’ta farklı dinlerin liderlerinin katılacağı törenle başlayacak. 29 Haziran’da Vatikan’da 2000’inci doğum günü kutlaması yapılacak. Antik çağda sayısız düşünüre ev sahipliği yapan Tarsus’a yıl boyunca dünyanın dört bir yanından 500 bin kişinin gelmesi bekleniyor.

Aziz Pavlus’un doğduğu ev, bahçesindeki tarihi kuyu, adı verilen kilise bugün de özenle korunuyor. Çevresindeki Osmanlı dönemi Tarsus evleri restore ettirildi. Şahmeran, Yedi Uyurlar, Orpheus gibi efsanelere kaynak olan Tarsus’a yapacağınız gezi sizi Anadolu’nun kültürel zenginlikleriyle buluşturacak.

Kentleri anlamak için yaşamak yetmez, yazmak da gerekir, diyor Feridun Andaç. Her kent, geçmişinin izlerini bağrında taşır. Yaşanan dönüşümü kavramak için her kalıntıyı, her katmanı değerlendirmek, geçmişten günümüze kalan izleri sürmek gerekir: Evler, yollar, sokaklar… Kütüphane, hamam, köprü, sarnıç, sur, agora, gymnasium, tapınaklar…

Anadolu’nun en eski yerleşimlerinden Tarsus bizi ilk bakışta binlerce yıl öncesinin izlerine götürür. Kente Tarsus’u çevreleyen antik surdan geriye kalan Kleopatra Kapısı’ndan girelim. Kapı adını M.Ö. 44 yılında Mısır Kraliçesi Kleopatra ile Romalı Komutan Marcus Antonius’un Tarsus’taki buluşmasından alır. Sayısız onarım gören kapının biraz güneyinde Gözlükule Höyüğü bulunur. Kazılar, Tarsus’ta ilk yerleşimlerin bu höyük ve çevresinde gerçekleştiğini gösteriyor. Höyüğün eteklerinden aşağıya inip doğuya yönelince, 1888’de St. Paulus Enstitüsü adıyla kurulan Tarsus Amerikan Koleji’nin yanından geçip, Aziz Pavlus (St. Paul) Kilisesi’ne ulaşılır. 16. yüzyılda inşa edilmiş bu dini yapının asıl adı Arap Ortodoks Rum Kilisesi. Cumhuriyet sonrasında cemaati kalmayan kilise Askerlik Şubesi deposuna dönüştürülmüş. 1990’ların sonunda, Kültür Bakanlığı’nca restore edildi, Aziz Pavlus Kilisesi (Anıt Müze) olarak ziyarete açıldı. Yazının Devamı…

admin
Alternatif Tatil, Kaz dağları
Yorum Yapılmamış

Kaz Dağları

Kaz Dağları’nda Truva hikâyeleri dinlemek, Adatepe Köyü’ndeki taş evlerde kalmak veya Assos‘taki Athena Tapınağı’nı gezmek… Bu haftasonu şehir hayatından uzaklaşıp tarihi bir geziye çıkabilirsiniz..

15 milyondan fazla insanın yaşadığı bir şehirde kendinize zaman ayıramamaktan mı şikâyetçisiniz? Trafikte geçirdiğiniz saatler artık sizi çileden mi çıkarıyor? Öyleyse bu hislerden arınma vakti gelmiş demektir. Bunun için önerimiz, Kaz Dağları’nda sevdiklerinizle beraber kısa da olsa zaman geçirmek. Bunun için bir hafta sonu bile yeterli.

YENİDEN DOĞMUŞ GİBİ
Feribotla Marmara Denizi‘ni geçtikten sonra alt tarafı 45 dakika sonra ‘şişman sevindiren’ Susurluk‘u ihmal etmezseniz, geziye keyifli bir başlangıç yapabilirsiniz. Susurluk’tan çıktıktan iki üç saat sonra, keyifli bir yoldan geçerek Kaz Dağları’nın eteklerine varacaksınız. Şimdiden söyleyelim, burada ertesi sabah uyandığınızda, dünyaya yeniden geldiğinizi hissedeceksiniz! İşte o sırada, gece geldiğinizde göremediğiniz Adramytteion (Edremit) Körfezi’nin muhteşem manzarasıyla balkonda kahvaltı yaparken tanışabilirsiniz. İnsanlık tarihinin bilinen en eski yazılı hikâyelerinden birine ev sahipliği yapmış bu toprakları, biraz da mitoloji bilgisiyle donatılmış biriyle gezmenizi tavsiye ederiz. Böyle bir imkân bulamazsanız, Troya’nın öyküsünü içeren kitaplar da size yardımcı olacaktır. Yazının Devamı…

admin
Giresun, Yayla Turizmi
Yorum Yapılmamış

Türkiye’nin gizli cennetleri

Bursa‘nın Mustafakemalpaşa ilçesi yakınlarında bulunan Suuçtu Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor.

Bursa’ya 100, Mustafakemalpaşa’ya ise 20 kilometre uzaklıktaki Suuçtu Şelalesi, 38 metre yüksekten düşen suyu ve çevresindeki zengin bitki örtüsüyle adeta bir ”doğa harikası” olarak yıllardır tatilcileri kendine hayran bırakıyor.

Özellikle yaz aylarında piknikçilerin akınına uğrayan, Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Genel Müdürlüğü ile Orman İşletme Müdürlüğünce koruma altına alınan şelale, tatil dönemlerinde lüks otellerin yerine saklı cennetleri tercih edenler için alternatif oldu. Etrafı ağaçlarla çevrili olan şelalenin en üst noktası ise deniz seviyesinden 500 metre yüksekte bulunuyor. Yazının Devamı…

admin
Alaçatı, Alternatif Tatil, Sörf
Yorum Yapılmamış

Alaçatı’da Sörf keyfi 350 YTL

Türkiye‘de en iyi rüzgar alan merkezlerden biri olarak gösterilen Alaçatı’da, 2′şer saatten 5 günlük rüzgar sörfü eğitimi için 350 YTL ödemek yeterli. Alaçatı’da rüzgar sörfü okulunu işleten 2007 Dünya Slalom Rüzgar Sörfü ikincisi milli sporcu Bora Kozanoğlu, her yaştan meraklının Alaçatı’da bu spora başlayabileceğini söyledi.

Bora Kozanoğlu, Alaçatı’da yılın 12 ayı yapılabilen rüzgar sörfüne ilginin her geçen gün arttığını kaydetti. Rüzgar sörfü öğrenmek isteyenler için en ideal zamanın bahar ayları olduğunu belirten Kozanoğlu, dünya rüzgar sörfü şampiyonalarına ev sahipliği yapan Alaçatı’nın, aynı zamanda bu spora başlamak için en güvenli parkurlardan birine sahip olduğunu söyledi.”Alaçatı, adeta windsurf öğrenmek için yaratılmış bir yer. Çok sığ. Düşseniz bile yerler kum. Yaralanma ihtimali çok düşük” diyen Kozanoğlu, Alaçatı’da 7′den 70′e herkesin, fizik güçlerine uygun yelken ve boardlarla çok kısa bir sürede windsurf ğrenebileceğini dile getirerek, şöyle konuştu: Yazının Devamı…

admin
Alternatif Tatil, Kalkan, Kaş, Mavi Yolculuk, Ölüdeniz
Yorum Yapılmamış

Yaz başında yelkenle Akdeniz

Mavi tura çıkmak istiyorsanız, yazın en sıcak, koyların en kalabalık günlerini beklemeniz gerekmez. Kış boyunca Akdeniz’in hırçın dalgalarınca temizlenen, yağmurlarla yıkanan koylar sizi bekliyor. Deniz suyu sıcaklığı şimdiden 22 dereceye ulaştı. Mavi tur tekneleri sefere başladı. Koylar kalabalıkların hücumuna uğramadan fırsatı değerlendirin.

“Denizci dediğin güneşi üzerine doğurmaz” dedi Hakan, gülerek. Kahvaltı masasını çoktan hazırlamıştı. Denizci olmak her yiğidin harcı değildi kuşkusuz ama mayısta mavi yolculuğa çıkarken, şafakta yüzümü deniz suyunda yıkamayı, tuzlu suda uyanmayı ve yelkenli bir gulette tatili hayal etmiştim. Hakan teknenin aşçısıydı ama denizcilik adına da ondan öğrenilecek çok şey vardı. Çökertme’nin Bozalan köyündendi. Bodrum’dan kaçanların sığındığı Mazı’nın hemen altındaki köy. Yalıkavaklı Ali Kaptan hariç Servet ve Cin Ali de aynı köydendi, amca çocuklarıydı. Kaptanın adı Ali olunca miçoya Cin lakabını takmışlardı.

612 kilometrelik mavi seyir, hem hayatı yavaştan alarak yelkenin tadına varma hem de Göcek’ten Fethiye’ye koyların, eski dostların hal ve hatırını sorma yolculuğu olacaktı. Akdeniz’de neler olmuştu, kim kalmıştı, kim vazgeçmişti?
Yolculuğun başladığı gece Göcek’te, yine açık havada, tiyatroda düğün vardı. Fasıllar, göbekler, çakır keyif davetliler… Lüks guletlerle dünyanın dört bir yanından gelen Hollywood ünlüleri, devlet başkanları, prens ve prenseslerle övünen Göcek’in böyle samimi halleri de vardır, hiç taviz vermediği. Bu gecelere herkes davetlidir, prensler ve prensesler bile. Yazının Devamı…